| | Üretsiz Blog oluştur

KEYFİNCE

Köpeğini Twitter'da arıyor

nehirerdogan Ünlü oyuncu Nehir Erdoğan sokakta bulup sahiplendiği ‘Kurt’ isimli köpeğini kaybetti. Evinin bahçesinde baktığı ve çekimler yüzünden ayrı kaldığı köpeğiyle buluştuklarında vakit geçirmekten büyük keyif alan Erdoğan, kaybolan köpeğini internetteki paylaşı sitesi twitter’da yazdığı mesajlarla arıyor.

TEDAVİ OLMALI

Erdoğan Twitter’daki sayfasına köpeğinin resmini koyup şu notu yazdı: “Arkadaslar, 6 ay önce sokaktan hasta bir şekilde bulduğum kopeğim ‘Kurt’ kayboldu. Hâlâ tedavi görüyor. Gören duyan lütfen bana ulaşsın. Lütfen. Kaybolan hasta köpeğim Kurt’un resmi. Tedavisi devam etmeli.”

Gizli nikah, aleni keyif!

izli Geçtiğimiz ay gizlice evlenen Oyuncu Vildan Atasever ile İsmail Hacıoğlu evliliğin tadını çıkarıyor.

İki yıl önce Gece Sesleri adlı dizinin setinde başlayan aşklarını geçen ay aile arasında sessiz sedasız kıyılan bir nikâhla resmiyete döken ikili, önceki gün arkadaşlarıyla Cihangir’de kahvaltı yaptı.

Fotoğraflarının çekildiğini fark eden Atasever ile Hacıoğlu, hiç oralı olmayıp sadece muhabirimize “Kolay gelsin” demekle yetindi.

Kahvaltı boyunca birbirini öpücüğe boğan çift, görenlere 'Gizli nikahtan sonra yaşadıkları mutluluğun alenen tadını çıkarıyorlar' dedirtti.

Öğrencilere ev arkadaşı bulunur.

Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte öğrencilerin ev bulması da, ev arkadaşı bulması da kolaylaştı. Eskiden üniversitelerde mantar panolara asılan “ev arkadaşı aranıyor” ilanları yerini sahibinden.com’da verilen ilanlara bıraktı. Platformun emlak ana grubunda yer alan “ev arkadaşı” kriteri yardımıyla şu an binlerce öğrenci ev arkadaşını arıyor. Sahibinden’in detaylı arama kriterleri yardımı ile Ankara’dan Bilecik’e, Adana’dan Eskişehir’e kadar Türkiye’nin her yerinden bir tıkla ev arkadaşı bulunabiliyor.
 
sahi Üniversite sınav sonuçlarının açıklanması ile birçok öğrenci hayallerini gerçekleştirmek için kariyer basamaklarındaki ilk adımlarını atmış oldular. Yaşadıkları yerden farklı illerde bulunan üniversiteleri kazanan öğrencileri ise zorlu bir dönem bekliyor. Bu zorlu dönemdeki problemlerin başında kalacak yer sorunu geliyor. Yurt sayısının yetersiz olması ve tek başına bir evde yaşamanın maliyetinin de yüksek olması nedeniyle öğrenciler birlikte kalabilecekleri ev arkadaşı arayışına giriyorlar. Eskiden üniversitelerde mantar panolara asılan “ev arkadaşı aranıyor” ilanları yardımıyla çözülmeye çalışılan bu sorun, teknolojinin ilerlemesiyle internet yardımıyla çözülüyor. sahibinden.com’daki emlak kategorisinde yer alan “ev arkadaşı” kriterini işaretleyerek; evi bulan öğrenciler arkadaş arayabiliyor, ucuz ev arayan öğrenciler ise bu kriteri seçerek uygun ilanları hızlıca listeleyebiliyor. Şu an platformda bulunan binden fazla ilanla, binlerce kişi ev arkadaşını arıyor.
 
Evlerin fiyatları da olanaklarına, evde kalan kişi sayısına, evin konumuna göre değişkenlik gösteriyor. 100 TL’ye de 1.300 TL’ye de ev bulmak mümkün. Ev arkadaşı arayan öğrencilerin verdiği ilanlar incelendiğinde; ilk etapta evin konumunun detaylı olarak anlatıldığı, okula uzaklığı ve toplu taşıma araçları ile ulaşım koşullarının ayrıntılarının belirtildiği gözlemleniyor. Ardından evin sahip olduğu imkanlar anlatılıyor ve fotoğraflar ilana ekleniyor. İlanlarda özellikle belirten kriterlerden biri de ısınma durumudur. Elektrikle ısınılan evlerde ayda ödenecek ortalama tutar da ilana eklenmiş durumda. Bazı ilanlarda evdeki internet bağlantısı, evde bulunan elektronik eşyaların ayrıntıları, çelik kapıya sahip olması, evde bulunan oyun konsolları gibi evin temel özelliklerinin yanında sahip olduğu ekstra farklılıklara da yer veriliyor.
 
Evle ilgili özelliklerin ardından ev arkadaşı arayan öğrenciler; okudukları okul, kaçıncı sınıfta oldukları gibi bilgileri de ilana ekliyorlar. Daha sonra ise ev arkadaşlarından beklentilerini iletiyorlar. Sigara kullanılmaması, kiranın zamanında ödenmesi, hayvan beslenmemesi, düzenli ve temiz olunması ilanlarda göze çarpan beklentilerden bir kaçı. Bazı öğrenciler yanında kalacak arkadaşının ailesi ile de tanışmak istiyor.

Evinizde yeni taşınabilir iletişim ve eğlence aracı.

 Toshiba JournE Touch, taşınabilir kablosuz ev multimedya tableti sayesinde evdeki herkes ile iletişim kurup eğlenebileceksiniz.

 

Kullanımı çok kolay olan bu cihaz sayesinde evin her yerinden istediğiniz içeriği sadece dokunarak indirip görüntüleyebileceksiniz. Cebit Bilişim Fuarın da 7-11 Ekim de TNB A.ş. standında ilk defa son kullanıcı ile buluşacak.
 
Tüm aile için bir iletişim istasyonu
Tüm aileyi bir araya getirerek iletişimi ve aile bağlarını arttıracak olan bu multimedya cihaz ile aynı zamanda sosyal ağlara da bağlanarak tüm arkadaşlarınız ve akrabalarınızla iletişim halinde olacaksınız.

Çevrimiçi tüm uygulamalara kolay ve çabuk ulaşım
Aşağıdaki tüm uygulamalar için dokunmatik ulaşım;
YouTube, Acetrax, FrameChannel, Picasa, Flickr, MSN Messenger, RSS

İçerikleri büyük ekranda paylaşabilme şansı
USB girişi ve HDMI bağlantısı yapılabilme özelliği sayesinde notebook ve TV’lere bağlayarak içerik paylaşma imkanı da Journe Touch’ da mümkün. Aynı zamanda Video on demand gibi servislere ulaşabilir olması sayesinde lisanslı içeriklere ulaşma şansı

Bilgi ve eğlence parmaklarınızın ucunda
7 inç (17,78 cm) LCD 16:9 LED dokunmatik ekrana sahip olan JournE Touch 189 mm  x 133.6 mm  x 14 mm ve 450 gram ağırlığında. Kolay kullanımı sayesinde kullanıcılar kolaylıkla istedikleri değişiklikleri yapabiliyor. Lithium-Polymer pili sayesinde 14 saat çalışabiliyor. 1GB hafızası SD kart ile 32 GB’a kadar arttırılabiliyor.

 

Recep ivedik VİDEO

Disco dans sahnesi çok matrak görüntüler

Varmısın Yokmusun Christina Aguilera

Varmısın Yokmusun Christina Aguilera Keyifli Dakikalar...

Yarışmacıların sanatcıya büyük ilgisi vardı.Yapılan tezahüratların önceden hazırlandığı çok belliydi.Ama yine de keyifli bir program oldu.

Üstsüz pozları eleştirdi

Meme kanseri... İdi... Geç teşhis... Artık bedeninin her yerine sıçradı. Çok az vaktinin kaldığını biliyor. Her sabah 7 yaşındaki oğlunu okula yolcu ederken içi titriyor. Arkasından "Acaba, yarın da ona sarılabilecek miyim" diye bakıyor.

Kuzenim Ruth’dan söz ediyorum.

Allah geçinden versin ama sizin başınıza gelse... Çok yakında bu dünyadan göçüp gideceğinizi bilseniz, çocuğunuzu kime emanet edersiniz? Kime, gönül rahatlığıyla "Benden sonra ona sen bak" dersiniz? Daha önce de sordum bu soruyu size, demek ki kafamı meşgul ediyor. Kuzenim, kız kardeşine emanet etti. Öldükten sonra oğlu, teyzesiyle yaşayacak. Anne yarısıyla...

Ne zaman aklıma gelse ağlatıyor beni bu hikaye.

İşte bana bu kadar değen bir şey meme kanseri. Aynı zamanda korkulu rüyam. O kadar çok var ki ailemde. Bir sabah sanki mememde bir yumruyla uyansam şaşırmayacağım, "Bekliyordum seni, geldin demek" diyeceğim. O yüzden mamografiyi ve kontrollerimi aksatmamaya çalışıyorum. Aklımdan geçen başıma gelmesin diye. Çünkü sürekli "Sadece bir kere ihmal etti, işte olan o zaman başlamış, sonra da bütün vücudunu sarmış" hikayeleri dinliyorum.

Kafamın arkasında bir yerler de bu konuyla meşgulken Nálán (Sözer) aradı. "Ekimin birinci haftası Meme Kanseri Haftası" dedi, "Ben de bir sosyal sorumluluk projesi için kolları sıvadım." Annesinin en yakın iki arkadaşının memeleri alınmış ve bu olay onu çok sarsmış. Bir de Güneydoğu’da bir bilinçlendirme kampanyasında görev almış, dehşetle oradaki kadınların mamografiden M’sinden haberdar olmadıklarının farkına varmış...

"Süpersin!" dedim.

"Erken teşhisin önemi vurgulamalıyız, kadınları bilinçlendirmeliyiz..."

"İyi de nasıl?"

"Bennu Gerede ile Meme Vakfı’nın da içinde olduğu özel bir sergi hazırlıyoruz. Berrak Tüzünataç, Bennu Yıldırımlar, Sinem Güven, Fadik Sevin Atasoy, Tuba Büyüküstün, Demet Evgar, Hülya Koçyiğit, İpek Tenolcay gibi isimlerle konuştum. Söyleyecek önemli lafları, anlatacak gerçek hikayeleri olan kadınlar. Bir kısmı kabul etti. Lütfen sen de bu kadınların arasında ol" dedi.

* * *

Kadınlar, kadınlar için farkındalık yaratmayacak da kim yaratacak?

Çok da inandım projeye.

"Tamamdır, beni de dahi et o isimlerine arasına" dedim.

Geçtiğimiz cumartesi Bennu ile çekim yapmaya sözleştik.

Sonra ne oldu dersiniz?

Ertesi gün bir baktım Haftasonu’nun kapağında, "Ünlüler hayır için soyundu" yazıyor.

Allah Allah bu da ne?

Baktım saçlarıyla memesini kapatan Tuğba Büyüküstün.

Yoksa... Yoksa...

Benim üzerine atladığım proje, bu şeklide de yer bulmuştu basında?

İnanamadım.

Zannedersin ki, plajda fotoğrafı çekilmiş Eda Taşpınar ya da İvana bilmem kim.

Öyle bir kullanılmış ki fotoğraf, insanın aklına gelen en son şey meme kanseri.

Yazık.

Birileri bir şey yapmak için uğraşıyor, öbürleri de farkında olmadan muhtemelen sadece günü kurtarmak için o işi sabote ediyor.

Peki projenin sahiplerinin hiç mi "hata"sı yok?

Son derece iyi niyetli olduklarını biliyorum, ama bence var.

Basiretleri bağlanmış.

Madem böyle bir işe kalkıyorsun, o zaman projene "bebeğin" gibi bakacaksın. Aylık dergilerde sergi haberi olarak yayınlanması fikrinden vazgeçeceksin, o esnada bir haftalık derginin alıp bunu kullanabileceğini akıl edeceksin.

Ha demek ki, küçük küçük orada burada yer almasını istemek yerine, bir tek yerde büyük haber olarak çıkmasını hedefleyeceksin...

Öyle yap ki en azından o zaman fotoğraflarla birlikte mesaj da verebilesin...

Her yerde haber olsun mantıyla meseleye yaklaşınca, işte böyle oluyor...

Mesaj yerine ulaşmıyor.

Neyse, yine de serginin iyi geçmesini dilerim.

İnşallah meme kanseri için -gerçekten- bir farkındalık yaratır.

Kendi adıma en istemeyeceğim şey:

"Hayır için soyundular!" gibi bir başlık altında yer almak olurdu.

Allah beni korumuş!

 

Ayşe Arman

Aysun'dan magazincilere

Ünlü magazin sitesi www.magazincasusu.com 'dan Alper Alp, Şeytanın Papucu filmi oyuncularından Aysun Kayacı ile konuştu. Genç oyuncu magazincilerin davranışlarından sitem etti.

Aysun nasılsın, nasıl gidiyor hayat?
Alper vallahi bıktım, şu benim haberim olmadan yazı yazanlardan bıktım. Bbenim inan iş yapma zevkimi kaçırıyorlar.

Aysun hayırdır ne oldu?
Bana bir telefon kadar yakınlar ama nedense beni bu magazinci arkadaşlar aramıyorlar ve yalan yanlış haber üretiyorlar. Ben işimi sessizce yapıyorum. Birileri geliyor bana laf atıyor. İnan cevap bile vermiyorum ama sanki ben cevap vermişim gibi yazı yazılıyor. Buna çok bozuluyorum. Zorla beni abuk subuk bir polemiğin ortasına itiyorlar. Ya arasınlar beni doğrusunu zaten ben söylerim. Yeterki bana sorsunlar.

Neden üzerine geliniyor peki?
Vallahi bende bilmiyorum. Şimdi bu filimde öpüşme olayı çıktı ve durmadan öpüşecekmisin öpüşmeyecekmisin olayı. Sonra bir bayan çıkıyor laf atıyor, ben kimseye birşey söylemiyorum ve sevgili basın beni muhattap ediyor herkesle. İnan çok sıkıldım.

Sen baya üzülmüşsün Sevgili Aysun..
Evet üzüldüm. Bak Alper ben 10 gün Bodrum'a gittim. Mayo, bikini ile denize girdim, güneşlendim. Gelsinler diye değil ama beni arasalar bu durumlar olmayacak bende bukadar üzülmeyeceğim.

Şeytanın Papucu filiminde Fatih Ürek ile başrol oynuyorsun. Keyifli mi? Neler hissediyorsun?
Çok süper senaryo, çok komik, eğlenceli. Fatih'i çok seviyorum, enerjisine hayran kaldım. Oyunculuğunu çok beğendim. Zor olanı yapıyor. Filmde iki tip canlandırıyor. Hem kadın hem erkek canlandırıyor. Bende çok keyifliyim ve eğleniyorum sette. Umarım güzel gişe yaparız.. Ve son kez bir şey söylemek istiyorum.. Ben tatlı tatlı çalışıyorum işimi yapıyorum benim ağzımdan duyulmayan şeyleri yazmalarını istemiyorum, yani ben bir telefon kadar yakınım.
www.magazincasusu.com

6.5 yıllık ilişkiyi bitiren kaçamak

 

İşte Özgü Namal-Oktay Kaynarca ayrılığının nedeni..
aşarılı oyuncu Özgü Namal 10 gün önce gazetelere bir açıklama fakslayarak 6 yıllık aşkı Oktay Kaynarca ile iki ay önce ayrıldığını açıklamıştı.

oz Şimdi de ikilinin ayrılığına, Kaynarca'nın Çağla Kubat ile yakınlaşmasının neden olduğu konuşuluyor. Oktay Kaynarca, Kadir İnanır ile başrolü paylaştığı 'Kuzey Rüzgarı'nın çekimleri sırasında aynı dizide oynayan Kubat ile bir günlüğüne Kıbrıs'a gitmiş. O günlerde, 5 yıllık sevgilisinden ayrılmış olan Çağla Kubat'ın da kalbinin boş olduğunu hatırlatanlar, "Kıbrıs tatili Kaynarca ile Kubat'ın set dışındaki tek buluşması değildi. Bu dedikodular Namal'ın da kulağına gitti ve o da ilişkiyi son erdirme kararı aldı" diyorlar.

Plajda yapılan sekse rekor ceza...

Plajdaki bu davranış iş kadınının hayatını altüst etti

la İngiliz iş kadını Dubai'de kumsalda bir adamla cinsel ilişkiye girince hayatı altüst oldu. Dubai'nin Jumeirah kumsalında erkek arkadaşıyla ilişkiye giren 30 yaşındaki Michelle Palmer'ı polis gördü.

Dubai'de açık alanda ilişkiye girmenin, alkol almanın yasak olduğunu belirten yetkililer çifti tutukladı. Dubai'de bir yayınevinde çalışan İngiliz vatandaşı olan Palmer ve erkek arkadaşının 3 aydan 6 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabileceği belirtiliyor.