| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

KEYFİNCE

Yazılar arşiv 09.2008 Other entries in 2008-09 resimler , videolar

Üstsüz pozları eleştirdi

Meme kanseri... İdi... Geç teşhis... Artık bedeninin her yerine sıçradı. Çok az vaktinin kaldığını biliyor. Her sabah 7 yaşındaki oğlunu okula yolcu ederken içi titriyor. Arkasından "Acaba, yarın da ona sarılabilecek miyim" diye bakıyor.

Kuzenim Ruth’dan söz ediyorum.

Allah geçinden versin ama sizin başınıza gelse... Çok yakında bu dünyadan göçüp gideceğinizi bilseniz, çocuğunuzu kime emanet edersiniz? Kime, gönül rahatlığıyla "Benden sonra ona sen bak" dersiniz? Daha önce de sordum bu soruyu size, demek ki kafamı meşgul ediyor. Kuzenim, kız kardeşine emanet etti. Öldükten sonra oğlu, teyzesiyle yaşayacak. Anne yarısıyla...

Ne zaman aklıma gelse ağlatıyor beni bu hikaye.

İşte bana bu kadar değen bir şey meme kanseri. Aynı zamanda korkulu rüyam. O kadar çok var ki ailemde. Bir sabah sanki mememde bir yumruyla uyansam şaşırmayacağım, "Bekliyordum seni, geldin demek" diyeceğim. O yüzden mamografiyi ve kontrollerimi aksatmamaya çalışıyorum. Aklımdan geçen başıma gelmesin diye. Çünkü sürekli "Sadece bir kere ihmal etti, işte olan o zaman başlamış, sonra da bütün vücudunu sarmış" hikayeleri dinliyorum.

Kafamın arkasında bir yerler de bu konuyla meşgulken Nálán (Sözer) aradı. "Ekimin birinci haftası Meme Kanseri Haftası" dedi, "Ben de bir sosyal sorumluluk projesi için kolları sıvadım." Annesinin en yakın iki arkadaşının memeleri alınmış ve bu olay onu çok sarsmış. Bir de Güneydoğu’da bir bilinçlendirme kampanyasında görev almış, dehşetle oradaki kadınların mamografiden M’sinden haberdar olmadıklarının farkına varmış...

"Süpersin!" dedim.

"Erken teşhisin önemi vurgulamalıyız, kadınları bilinçlendirmeliyiz..."

"İyi de nasıl?"

"Bennu Gerede ile Meme Vakfı’nın da içinde olduğu özel bir sergi hazırlıyoruz. Berrak Tüzünataç, Bennu Yıldırımlar, Sinem Güven, Fadik Sevin Atasoy, Tuba Büyüküstün, Demet Evgar, Hülya Koçyiğit, İpek Tenolcay gibi isimlerle konuştum. Söyleyecek önemli lafları, anlatacak gerçek hikayeleri olan kadınlar. Bir kısmı kabul etti. Lütfen sen de bu kadınların arasında ol" dedi.

* * *

Kadınlar, kadınlar için farkındalık yaratmayacak da kim yaratacak?

Çok da inandım projeye.

"Tamamdır, beni de dahi et o isimlerine arasına" dedim.

Geçtiğimiz cumartesi Bennu ile çekim yapmaya sözleştik.

Sonra ne oldu dersiniz?

Ertesi gün bir baktım Haftasonu’nun kapağında, "Ünlüler hayır için soyundu" yazıyor.

Allah Allah bu da ne?

Baktım saçlarıyla memesini kapatan Tuğba Büyüküstün.

Yoksa... Yoksa...

Benim üzerine atladığım proje, bu şeklide de yer bulmuştu basında?

İnanamadım.

Zannedersin ki, plajda fotoğrafı çekilmiş Eda Taşpınar ya da İvana bilmem kim.

Öyle bir kullanılmış ki fotoğraf, insanın aklına gelen en son şey meme kanseri.

Yazık.

Birileri bir şey yapmak için uğraşıyor, öbürleri de farkında olmadan muhtemelen sadece günü kurtarmak için o işi sabote ediyor.

Peki projenin sahiplerinin hiç mi "hata"sı yok?

Son derece iyi niyetli olduklarını biliyorum, ama bence var.

Basiretleri bağlanmış.

Madem böyle bir işe kalkıyorsun, o zaman projene "bebeğin" gibi bakacaksın. Aylık dergilerde sergi haberi olarak yayınlanması fikrinden vazgeçeceksin, o esnada bir haftalık derginin alıp bunu kullanabileceğini akıl edeceksin.

Ha demek ki, küçük küçük orada burada yer almasını istemek yerine, bir tek yerde büyük haber olarak çıkmasını hedefleyeceksin...

Öyle yap ki en azından o zaman fotoğraflarla birlikte mesaj da verebilesin...

Her yerde haber olsun mantıyla meseleye yaklaşınca, işte böyle oluyor...

Mesaj yerine ulaşmıyor.

Neyse, yine de serginin iyi geçmesini dilerim.

İnşallah meme kanseri için -gerçekten- bir farkındalık yaratır.

Kendi adıma en istemeyeceğim şey:

"Hayır için soyundular!" gibi bir başlık altında yer almak olurdu.

Allah beni korumuş!

 

Ayşe Arman

Aysun'dan magazincilere

Ünlü magazin sitesi www.magazincasusu.com 'dan Alper Alp, Şeytanın Papucu filmi oyuncularından Aysun Kayacı ile konuştu. Genç oyuncu magazincilerin davranışlarından sitem etti.

Aysun nasılsın, nasıl gidiyor hayat?
Alper vallahi bıktım, şu benim haberim olmadan yazı yazanlardan bıktım. Bbenim inan iş yapma zevkimi kaçırıyorlar.

Aysun hayırdır ne oldu?
Bana bir telefon kadar yakınlar ama nedense beni bu magazinci arkadaşlar aramıyorlar ve yalan yanlış haber üretiyorlar. Ben işimi sessizce yapıyorum. Birileri geliyor bana laf atıyor. İnan cevap bile vermiyorum ama sanki ben cevap vermişim gibi yazı yazılıyor. Buna çok bozuluyorum. Zorla beni abuk subuk bir polemiğin ortasına itiyorlar. Ya arasınlar beni doğrusunu zaten ben söylerim. Yeterki bana sorsunlar.

Neden üzerine geliniyor peki?
Vallahi bende bilmiyorum. Şimdi bu filimde öpüşme olayı çıktı ve durmadan öpüşecekmisin öpüşmeyecekmisin olayı. Sonra bir bayan çıkıyor laf atıyor, ben kimseye birşey söylemiyorum ve sevgili basın beni muhattap ediyor herkesle. İnan çok sıkıldım.

Sen baya üzülmüşsün Sevgili Aysun..
Evet üzüldüm. Bak Alper ben 10 gün Bodrum'a gittim. Mayo, bikini ile denize girdim, güneşlendim. Gelsinler diye değil ama beni arasalar bu durumlar olmayacak bende bukadar üzülmeyeceğim.

Şeytanın Papucu filiminde Fatih Ürek ile başrol oynuyorsun. Keyifli mi? Neler hissediyorsun?
Çok süper senaryo, çok komik, eğlenceli. Fatih'i çok seviyorum, enerjisine hayran kaldım. Oyunculuğunu çok beğendim. Zor olanı yapıyor. Filmde iki tip canlandırıyor. Hem kadın hem erkek canlandırıyor. Bende çok keyifliyim ve eğleniyorum sette. Umarım güzel gişe yaparız.. Ve son kez bir şey söylemek istiyorum.. Ben tatlı tatlı çalışıyorum işimi yapıyorum benim ağzımdan duyulmayan şeyleri yazmalarını istemiyorum, yani ben bir telefon kadar yakınım.
www.magazincasusu.com