Üstsüz pozları eleştirdi
Meme kanseri... İdi... Geç teşhis... Artık bedeninin her yerine
sıçradı. Çok az vaktinin kaldığını biliyor. Her sabah 7 yaşındaki
oğlunu okula yolcu ederken içi titriyor. Arkasından "Acaba, yarın da
ona sarılabilecek miyim" diye bakıyor.
Kuzenim Ruth’dan söz ediyorum.
Allah
geçinden versin ama sizin başınıza gelse... Çok yakında bu dünyadan
göçüp gideceğinizi bilseniz, çocuğunuzu kime emanet edersiniz? Kime,
gönül rahatlığıyla "Benden sonra ona sen bak" dersiniz? Daha önce de
sordum bu soruyu size, demek ki kafamı meşgul ediyor. Kuzenim, kız
kardeşine emanet etti. Öldükten sonra oğlu, teyzesiyle yaşayacak. Anne
yarısıyla...
Ne zaman aklıma gelse ağlatıyor beni bu hikaye.
İşte
bana bu kadar değen bir şey meme kanseri. Aynı zamanda korkulu rüyam. O
kadar çok var ki ailemde. Bir sabah sanki mememde bir yumruyla uyansam
şaşırmayacağım, "Bekliyordum seni, geldin demek" diyeceğim. O yüzden
mamografiyi ve kontrollerimi aksatmamaya çalışıyorum. Aklımdan geçen
başıma gelmesin diye. Çünkü sürekli "Sadece bir kere ihmal etti, işte
olan o zaman başlamış, sonra da bütün vücudunu sarmış" hikayeleri
dinliyorum.
Kafamın arkasında bir yerler de bu konuyla
meşgulken Nálán (Sözer) aradı. "Ekimin birinci haftası Meme Kanseri
Haftası" dedi, "Ben de bir sosyal sorumluluk projesi için kolları
sıvadım." Annesinin en yakın iki arkadaşının memeleri alınmış ve bu
olay onu çok sarsmış. Bir de Güneydoğu’da bir bilinçlendirme
kampanyasında görev almış, dehşetle oradaki kadınların mamografiden
M’sinden haberdar olmadıklarının farkına varmış...
"Süpersin!" dedim.
"Erken teşhisin önemi vurgulamalıyız, kadınları bilinçlendirmeliyiz..."
"İyi de nasıl?"
"Bennu
Gerede ile Meme Vakfı’nın da içinde olduğu özel bir sergi hazırlıyoruz.
Berrak Tüzünataç, Bennu Yıldırımlar, Sinem Güven, Fadik Sevin Atasoy,
Tuba Büyüküstün, Demet Evgar, Hülya Koçyiğit, İpek Tenolcay gibi
isimlerle konuştum. Söyleyecek önemli lafları, anlatacak gerçek
hikayeleri olan kadınlar. Bir kısmı kabul etti. Lütfen sen de bu
kadınların arasında ol" dedi.
* * *
Kadınlar, kadınlar için farkındalık yaratmayacak da kim yaratacak?
Çok da inandım projeye.
"Tamamdır, beni de dahi et o isimlerine arasına" dedim.
Geçtiğimiz cumartesi Bennu ile çekim yapmaya sözleştik.
Sonra ne oldu dersiniz?
Ertesi gün bir baktım Haftasonu’nun kapağında, "Ünlüler hayır için soyundu" yazıyor.
Allah Allah bu da ne?
Baktım saçlarıyla memesini kapatan Tuğba Büyüküstün.
Yoksa... Yoksa...
Benim üzerine atladığım proje, bu şeklide de yer bulmuştu basında?
İnanamadım.
Zannedersin ki, plajda fotoğrafı çekilmiş Eda Taşpınar ya da İvana bilmem kim.
Öyle bir kullanılmış ki fotoğraf, insanın aklına gelen en son şey meme kanseri.
Yazık.
Birileri bir şey yapmak için uğraşıyor, öbürleri de farkında olmadan muhtemelen sadece günü kurtarmak için o işi sabote ediyor.
Peki projenin sahiplerinin hiç mi "hata"sı yok?
Son derece iyi niyetli olduklarını biliyorum, ama bence var.
Basiretleri bağlanmış.
Madem
böyle bir işe kalkıyorsun, o zaman projene "bebeğin" gibi bakacaksın.
Aylık dergilerde sergi haberi olarak yayınlanması fikrinden
vazgeçeceksin, o esnada bir haftalık derginin alıp bunu
kullanabileceğini akıl edeceksin.
Ha demek ki, küçük küçük
orada burada yer almasını istemek yerine, bir tek yerde büyük haber
olarak çıkmasını hedefleyeceksin...
Öyle yap ki en azından o zaman fotoğraflarla birlikte mesaj da verebilesin...
Her yerde haber olsun mantıyla meseleye yaklaşınca, işte böyle oluyor...
Mesaj yerine ulaşmıyor.
Neyse, yine de serginin iyi geçmesini dilerim.
İnşallah meme kanseri için -gerçekten- bir farkındalık yaratır.
Kendi adıma en istemeyeceğim şey:
"Hayır için soyundular!" gibi bir başlık altında yer almak olurdu.
Allah beni korumuş!
Ayşe Arman






