| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

KEYFİNCE

8 "magazin" etiketi kullanan gönderi "magazin" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Üstsüz pozları eleştirdi

Meme kanseri... İdi... Geç teşhis... Artık bedeninin her yerine sıçradı. Çok az vaktinin kaldığını biliyor. Her sabah 7 yaşındaki oğlunu okula yolcu ederken içi titriyor. Arkasından "Acaba, yarın da ona sarılabilecek miyim" diye bakıyor.

Kuzenim Ruth’dan söz ediyorum.

Allah geçinden versin ama sizin başınıza gelse... Çok yakında bu dünyadan göçüp gideceğinizi bilseniz, çocuğunuzu kime emanet edersiniz? Kime, gönül rahatlığıyla "Benden sonra ona sen bak" dersiniz? Daha önce de sordum bu soruyu size, demek ki kafamı meşgul ediyor. Kuzenim, kız kardeşine emanet etti. Öldükten sonra oğlu, teyzesiyle yaşayacak. Anne yarısıyla...

Ne zaman aklıma gelse ağlatıyor beni bu hikaye.

İşte bana bu kadar değen bir şey meme kanseri. Aynı zamanda korkulu rüyam. O kadar çok var ki ailemde. Bir sabah sanki mememde bir yumruyla uyansam şaşırmayacağım, "Bekliyordum seni, geldin demek" diyeceğim. O yüzden mamografiyi ve kontrollerimi aksatmamaya çalışıyorum. Aklımdan geçen başıma gelmesin diye. Çünkü sürekli "Sadece bir kere ihmal etti, işte olan o zaman başlamış, sonra da bütün vücudunu sarmış" hikayeleri dinliyorum.

Kafamın arkasında bir yerler de bu konuyla meşgulken Nálán (Sözer) aradı. "Ekimin birinci haftası Meme Kanseri Haftası" dedi, "Ben de bir sosyal sorumluluk projesi için kolları sıvadım." Annesinin en yakın iki arkadaşının memeleri alınmış ve bu olay onu çok sarsmış. Bir de Güneydoğu’da bir bilinçlendirme kampanyasında görev almış, dehşetle oradaki kadınların mamografiden M’sinden haberdar olmadıklarının farkına varmış...

"Süpersin!" dedim.

"Erken teşhisin önemi vurgulamalıyız, kadınları bilinçlendirmeliyiz..."

"İyi de nasıl?"

"Bennu Gerede ile Meme Vakfı’nın da içinde olduğu özel bir sergi hazırlıyoruz. Berrak Tüzünataç, Bennu Yıldırımlar, Sinem Güven, Fadik Sevin Atasoy, Tuba Büyüküstün, Demet Evgar, Hülya Koçyiğit, İpek Tenolcay gibi isimlerle konuştum. Söyleyecek önemli lafları, anlatacak gerçek hikayeleri olan kadınlar. Bir kısmı kabul etti. Lütfen sen de bu kadınların arasında ol" dedi.

* * *

Kadınlar, kadınlar için farkındalık yaratmayacak da kim yaratacak?

Çok da inandım projeye.

"Tamamdır, beni de dahi et o isimlerine arasına" dedim.

Geçtiğimiz cumartesi Bennu ile çekim yapmaya sözleştik.

Sonra ne oldu dersiniz?

Ertesi gün bir baktım Haftasonu’nun kapağında, "Ünlüler hayır için soyundu" yazıyor.

Allah Allah bu da ne?

Baktım saçlarıyla memesini kapatan Tuğba Büyüküstün.

Yoksa... Yoksa...

Benim üzerine atladığım proje, bu şeklide de yer bulmuştu basında?

İnanamadım.

Zannedersin ki, plajda fotoğrafı çekilmiş Eda Taşpınar ya da İvana bilmem kim.

Öyle bir kullanılmış ki fotoğraf, insanın aklına gelen en son şey meme kanseri.

Yazık.

Birileri bir şey yapmak için uğraşıyor, öbürleri de farkında olmadan muhtemelen sadece günü kurtarmak için o işi sabote ediyor.

Peki projenin sahiplerinin hiç mi "hata"sı yok?

Son derece iyi niyetli olduklarını biliyorum, ama bence var.

Basiretleri bağlanmış.

Madem böyle bir işe kalkıyorsun, o zaman projene "bebeğin" gibi bakacaksın. Aylık dergilerde sergi haberi olarak yayınlanması fikrinden vazgeçeceksin, o esnada bir haftalık derginin alıp bunu kullanabileceğini akıl edeceksin.

Ha demek ki, küçük küçük orada burada yer almasını istemek yerine, bir tek yerde büyük haber olarak çıkmasını hedefleyeceksin...

Öyle yap ki en azından o zaman fotoğraflarla birlikte mesaj da verebilesin...

Her yerde haber olsun mantıyla meseleye yaklaşınca, işte böyle oluyor...

Mesaj yerine ulaşmıyor.

Neyse, yine de serginin iyi geçmesini dilerim.

İnşallah meme kanseri için -gerçekten- bir farkındalık yaratır.

Kendi adıma en istemeyeceğim şey:

"Hayır için soyundular!" gibi bir başlık altında yer almak olurdu.

Allah beni korumuş!

 

Ayşe Arman

Aysun'dan magazincilere

Ünlü magazin sitesi www.magazincasusu.com 'dan Alper Alp, Şeytanın Papucu filmi oyuncularından Aysun Kayacı ile konuştu. Genç oyuncu magazincilerin davranışlarından sitem etti.

Aysun nasılsın, nasıl gidiyor hayat?
Alper vallahi bıktım, şu benim haberim olmadan yazı yazanlardan bıktım. Bbenim inan iş yapma zevkimi kaçırıyorlar.

Aysun hayırdır ne oldu?
Bana bir telefon kadar yakınlar ama nedense beni bu magazinci arkadaşlar aramıyorlar ve yalan yanlış haber üretiyorlar. Ben işimi sessizce yapıyorum. Birileri geliyor bana laf atıyor. İnan cevap bile vermiyorum ama sanki ben cevap vermişim gibi yazı yazılıyor. Buna çok bozuluyorum. Zorla beni abuk subuk bir polemiğin ortasına itiyorlar. Ya arasınlar beni doğrusunu zaten ben söylerim. Yeterki bana sorsunlar.

Neden üzerine geliniyor peki?
Vallahi bende bilmiyorum. Şimdi bu filimde öpüşme olayı çıktı ve durmadan öpüşecekmisin öpüşmeyecekmisin olayı. Sonra bir bayan çıkıyor laf atıyor, ben kimseye birşey söylemiyorum ve sevgili basın beni muhattap ediyor herkesle. İnan çok sıkıldım.

Sen baya üzülmüşsün Sevgili Aysun..
Evet üzüldüm. Bak Alper ben 10 gün Bodrum'a gittim. Mayo, bikini ile denize girdim, güneşlendim. Gelsinler diye değil ama beni arasalar bu durumlar olmayacak bende bukadar üzülmeyeceğim.

Şeytanın Papucu filiminde Fatih Ürek ile başrol oynuyorsun. Keyifli mi? Neler hissediyorsun?
Çok süper senaryo, çok komik, eğlenceli. Fatih'i çok seviyorum, enerjisine hayran kaldım. Oyunculuğunu çok beğendim. Zor olanı yapıyor. Filmde iki tip canlandırıyor. Hem kadın hem erkek canlandırıyor. Bende çok keyifliyim ve eğleniyorum sette. Umarım güzel gişe yaparız.. Ve son kez bir şey söylemek istiyorum.. Ben tatlı tatlı çalışıyorum işimi yapıyorum benim ağzımdan duyulmayan şeyleri yazmalarını istemiyorum, yani ben bir telefon kadar yakınım.
www.magazincasusu.com

6.5 yıllık ilişkiyi bitiren kaçamak

 

İşte Özgü Namal-Oktay Kaynarca ayrılığının nedeni..
aşarılı oyuncu Özgü Namal 10 gün önce gazetelere bir açıklama fakslayarak 6 yıllık aşkı Oktay Kaynarca ile iki ay önce ayrıldığını açıklamıştı.

oz Şimdi de ikilinin ayrılığına, Kaynarca'nın Çağla Kubat ile yakınlaşmasının neden olduğu konuşuluyor. Oktay Kaynarca, Kadir İnanır ile başrolü paylaştığı 'Kuzey Rüzgarı'nın çekimleri sırasında aynı dizide oynayan Kubat ile bir günlüğüne Kıbrıs'a gitmiş. O günlerde, 5 yıllık sevgilisinden ayrılmış olan Çağla Kubat'ın da kalbinin boş olduğunu hatırlatanlar, "Kıbrıs tatili Kaynarca ile Kubat'ın set dışındaki tek buluşması değildi. Bu dedikodular Namal'ın da kulağına gitti ve o da ilişkiyi son erdirme kararı aldı" diyorlar.

Eski sevgilisine yeni sevgilisini sordu

di Didem Uzel, yeni çıkacak bir dergi için röportaj yapmaya başladı. Röportaj yaptığı ilk kişi ise eski sevgilisi Emre Altuğ oldu. Uzel, ex aşkı ile Çağla Şikel'i de konuştu..

 

Eski manken Didem Uzel, popçu Emre Altuğ ile dört yıl büyük bir aşk yaşamış, herkes onların evlenmesini beklerken ayrılmışlardı. Artık dost olduklarını söyleyen Uzel, yeni çıkacak bir dergi için yapmaya başladığı röportajların ilkini de ex aşkı Emre Altuğ ile gerçekleştirdi. Uzel, ex aşkına kimsenin cesaret edemediği soruları sorarken, Altuğ'un son aşkı Çağla Şikel'i de konuştu. Önümüzdeki günlerde yayınlanacak röportajının çok iddialı olduğunu söyleyen Uzel, Emre Altuğ'un cevaplarını sır gibi sakladı ve "Dergi piyasaya çıkınca, görürsünüz. Herkes keyifle okuyacak. Çok başarılı bir röportaj yaptık" dedi.

Olimpiyatlar Sırasında Evlilik Patlaması Yaşanacak

Önemli ve uğurlu saydıkları günlerde evlenmeyi adet edinen Çinliler, ''yeni Çin'in vitrini'' olarak görülen 2008 Pekin Olimpiyatları'nda evlenmeyi planlıyor.

Pekin Belediyesi yetkilileri, olimpiyatların açılış günü olan 8 Ağustos 2008'de çok sayıda evlenme töreni beklendiğini açıkladı.

Çinlilere göre 8 sayısı zenginlik ve şansı ifade ediyor. Bundan dolayı Çinliler, evlililik gününün olimpiyatların açılış günü olan 8 Ağustos'ta yapılmasını, hem şans getirmesi hem de önemli bir hatıra olması yönünden değelendiriyor.

cee Ancak ülkede evlilik kayıtlarını denetleyen Çin Sivil İşler Bakanlığı'nın bu tarihte kapalı olacağı söylentileri de var.

Devlet medyasından Xinhua ajansına konuşan şehir sözcüsü Guo Xusheng, uzun zamandan beri söz konusu tarihte evlenecek çiftler için hazırlandıklarını söyledi. Guo, bu çiftlerin şimdiden internet üzerinden başvuru yapmalarını tavsiye ederken, belirtilen tarihte her hangi bir sınırlama olmayacağını dile getirdi.

Olimpiyatlar 8 Ağustos cuma akşamı saat 8'de başlayacak. Sadece Pekin'de yaklaşık 3 bin 400 çiftin bu tarihte evlenmek için kayıt yaptırdığı, bir çoğunun da kayıt için geceyi sırada geçirdiği belirtiliyor.

8 Ağustos 2007'de Pekin'de 10 binin üzerindeki çifte toplu düğün yapılması planlanmış ancak bu tören iptal edilmişti.

Gerçek Yaprak Dökümü

ercekya
Yaprak Dökümü dizisindeki 'Şevket' rolü ile üne kavuşan Caner Kurtaran'ın temmuz ayında kokainden fenalaşarak hastaneye kaldırıldığı ortaya çıktı. Ünlü oyuncu hakkında, bir yıldan iki yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı..
 
Yaprak Dökümü dizisinde 'Şevket' rolüyle tanınan Caner Kurtaran'ın, uyuşturucu yüzünden ölümden döndüğü ortaya çıktı. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nca hazırlanan iddianamede, 29 Temmuz 2007'de Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü'nü arayan Alman Hastanesi yetkililerinin, uyuşturucu neticesi fenalaşan Caner Kurtaran'ın acil serviste tedaviye alındığını söyledikleri belirtildi. Kullanılan maddenin kokain olduğu ifade edilen iddianamede, Kurtaran'ın 1 yıldan 2 yıla kadar hapis ile cezalandırılması istendi. Kurtaran'ın yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanılacak.
 
Olay günü Beyoğlu'nda gittiği bir bardan çıktığında kendisini diziden tanıyan bir grup çocuğun çevresini sardığını belirten Kurtaran şunları anlattı:

'YAKARAK İMHA ETMEK İSTEDİM'
"18-20 yaşlarında bir şahıs 'Abi taş vereyim mi?' dedi. 50 YTL verip aldım. Evde kâğıdı açtığımda 3-4 tane kesme şeker kadar uyuşturucu madde çıktı. Bunları kül tablasında yakmak istedim. Bu sırada çıkan dumandan önce keyif aldım. Ancak sonra nefes almakta zorlanmaya başladım. Kollarım karıncalandı. Hemen hastaneye gittim. Alkol dahi içmem. Sürekli uyuşturucu kullansam hastanelik olmazdım. Pişmanım."

Gezen'i tiyatroma gelirse affederim

kinayMüjdat Gezen'le Emre Kınay arasında, Kültür Bakanlığı'nın tiyatrolara verdiği ödenek nedeniyle başlayan polemik devam ediyor. Müjdat Gezen'in söylediği "Emre'nin düzgün bir çocuk olmadığı konusunda sağlam bilgiler edindim. Ona bir dönem dostluk gösterip, salonunu paylaşan Çetin Etili'yi sonradan salondan çıkarttırmak için elinden geleni yapmış" sözlerine çok üzüldüğünü belirten Kınay, karşı atağa geçti.

Belden aşağı vuruyor
"Müjdat Bey benimle ilgili yanlış insanlardan bilgiler almış. Hakkımda, beni borç içinde bırakıp giden, devletten haksız yere ödenek alan bir insandan istihbarat alacağına, beni aynı okulda okuduğumuz kızı Elif'e sorsaymış. Suna Pekuysal'a, Savaş Dinçer'e sorsaymış. Onlar benim ne kadar adam gibi adam olduğumu söylerlerdi. Müjdat Bey çok ayıp etti" diyen Emre Kınay, sözlerine şöyle devam etti: "Müjdat Bey beni belden aşağı vurmaya çalışıyor. Ama ben kendisine aynı üslupla yaklaşmayacağım."

Hiç olmazsa parayla hayır işi yapsın

ezen


Kınay, Kültür Bakanlığı'nın kendisine verdiği ödeneği iade etmek isteyen Müjdat Gezen'e bir teklifte de bulundu: "Parayı iade etmek istiyor ama Kültür Bakanlığı da prosedür gereği kabul etmiyorsa; Müjdat bey de tüm parayı, benim şu anda tadilatını üstlendiğim Kadıköy Anadolu Lisesi'ne bağışlasın.
 
Madem bu kadar gurur yaptı, hiç olmazsa hayır işi yapmış olur." Emre Kınay ayrıca Müjdat Gezen'i ancak tiyatrosuna gelirse ve bir fincan kahvesini içerse ve kendisiyle konuşarak hakkında bir kanıya varırsa affedeceğini söyledi.